Articles

RSS
  • "to hear, one must be silent.''

    30 juin 2014, 20h58m

    " When you know the fourfoil in all its seasons root and leaf and flower, by sight and scent and seed, then you may learn its true name, knowing its being: which is more than its use. What, after all, is the use of you? or of myself? Is Gont Mountain useful, or the Open Sea?" Ogion went on a halfmile or so, and said at last, "To hear, one must be silent."
  • Igzas

    9 déc. 2013, 21h25m

    "igzas
    xvala
    ulun
    süidamuşi va meçu şuri him
    gurimuşi iucu
    moxûi uwu himus
    gema, zuğa do abja
    iduşunu
    vida
    va moxelu ham kiana ma
    bzirareyi ôeya
    a dixa
    dixo-wunate na dolovincirare
    a leûa
    vidiüoyi ôeya ôetraşa
    doviyiüoyi ôeya leûa cari"




    yürüyor
    yalnız
    gidiyor
    hayat soluğunu esirgedi ondan
    kalbini dinledi
    gel, dedi ona
    dağ, deniz ve nehir
    düşündü
    gideyim
    mutlu etmedi bu dünya beni
    bulacak mıyım acaba?
    bir yer
    huzur içinde yatacağım
    bir parça toprak
    gitsem mi acaba Petra'ya(*)
    olsam mı toprağa yem


    (Lazca'da "Petra'şa na idare! / Petra'ya gidesice" diye bir beddua var. Petra ulaşılması zor bir yer olduğu için Lazlar'ın gözünde en uzak şehir sayılırmış.)
  • p.

    25 août 2012, 16h34m

    geçen gün papatyalıktan bıktığı için galaksilerarası papatyalar birliğine başvurup papatyalıktan istifa etmek isteyen bir papatyayla tanıştım (evet kendisi bir papatyaydı,ve cümle içinde bu kadar çok kendisinden bahsedilmesini sevmiyordu.) sanırım bir papatya hastalığı olan ''beyazveince'' hastalığına yakalanmıştı.çünkü dengesiz hareketleri ve yer yer anlaşılamayan konuşmalarıyla daha önce karşılaştığım papatyaların hiçbirine benzemiyordu.bana diğer papatyalarla arasının bir hayli açık olduğunu,toprağa dikilip iki çift laf edemediğini çünkü kimsenin papatya gibi olmadığını yada kendini göstermekten aciz olduğunu anlattı. kendi gibi olanlarınsa,espri anlayışının ve muhabbetinin bu aralar papatyalar arasında popüler olan interpatya sitelerinde tekrarlanan ve artık papatya dışkısı çıkan çeşitli komiklikler şakalar şeklinde ilerlediğini söyledi.gücü tükenen beyaz ve ince bir papatya olmaktansa,artık papatya olmamayı,bunun yerine gerçekten evrene katkı sağlayabilecek başka bir şey olmayı istediğni de ekledi.papatyalar evreni nedir ne değildir pek bilemediğim için dinledim sadece.''evrene katkı sağlamak''tan ise neyi kastettiğini tabiki anlamadım.o gece papatya çayı eşliğinde düşündüm; istifa etmek,evren,katkı sağlamak,galaksilerarası..sanırım varolmak hakkında benim bildiğim ve kavrayabildiğimden daha çok şey biliyordu..ertesi gün her zamanki buluştuğumuz yere,beni muhabbetiyle entellektüel açıdan doyurabilen tek canlının yanına gittim tekrar.ama o yoktu.papatya gitmişti.günün birinde gideceğini biliyordum ama bu kadar erken beklemiyordum.ama onun için gitmekte gitmemekte önemli değildi sanırım.her seçeneğin aynı olduğunu biliyordu.diğer papatya arkadaşlarına sordum,biraz ileriye gidip toprakta yazılı olan şeyi okumamı söylediler.benim için yazmıştı,o da şuydu:

    ''sahne o kadar büyük ki,gerçekte hiç bir şeysin.güneşe doğru gidiyorum,merhaba.''
  • düşünebiliyor musun?

    8 août 2012, 8h37m

    ....
    ''peki, sonunda mizacının bir çokluğa dönüşmesinden, açıkçası çok sayıda olmaktan, o mutsuz şeytaniler gibi bir lejyon oluşturmaktan ve bu şekilde bir insanda bulunan en içteki, en kutsal şeyi, kişiliğin birleştirici gücünü kaybetmiş olmaktan daha korkutucu bir şey düşünebiliyor musun?"
  • kaş göz

    24 mai 2012, 10h12m

    -Alo illüminatiyle mi görüşüyorum?
    -Buyrun ben illüminati.
    -Ne sağa sola kaş göz çizip duruyonuz lan! Belediyeye şikayet edicem sizi!
    -Beyefendi siz mevzuyu çok yanlış anlamışsınız.
    -Youtube'tan videonuzu izledim oğlum.Haberiniz yok çok pis ifşa oldunuz.Herkes biliyor sizi.Şarkılara falan şeytanlı bilinçaltı sübliminal mesajlar koydurtuyormuşsunuz.Hepsini tersten dinledim biliyorum!
    -Hiç alakası yok (seks). Biz asla bilinç(seks)altı mesajlar vermi(meme)yoruz.
    -O parantez içindeki seksler memeler ne lan!
    -Neden bahsettiğinizi bilmiyorum..
    -Utanmadan hala süblimil veriyor! Immff.. huff..Neyse. Sizinle daha sonra görüşeceğiz.